Mesala Diyorumki…

MESELA diyorum; bu gece bir DELİLİK yapsam..!

Bıraksam MUTFAKTA biriken bulaşıkları Çeksem arkamdan kapıyı KADIN başıma gitsem bir meyhaneyi dağıtsam..!
FONDA bir masa Arkada Sezen’in şarkıları çalsa; Ben AĞLASAM… Şişenin dibine dibine vursam..! MESELA diyorum; Sokaklardan bütün ERKEKLERİ kovsam Bu gecelik evlerinde otursalar.. . Korkmadan dolaşsam bütün şehri. Kimse DOKUNMASA bana Bir sandalda sabahlasam…! Alabildiğince KADIN Alabildiğince ÖZGÜR olsam. Küfür etsem ağız dolusu utanmasam; Şehre isyanımı haykırsam. Kim bilir kaç kere satılmıştır bu dünyanın ANASI…!
MESELA diyorum; Bu gecede ben BABASINI satsam..!

Biz birbirimizin gölgesine dahi bas(a)mayan insanlardık, ne çabuk öğrendik bir hiç uğruna birbirimizi satmayı… (Atilla DİŞBUDAK)

 

Bırakıp giden sen Dağılıp giden ben… (B.Gökçe)

 

Asıl marifet, bahar aylarında veya yaz mevsiminde değil, kışın açmaktır. Biz buna ‘zor zamanda konuşmak’ diyoruz. İbrahim Tenekeci ….

 

Sizde bir ağaç yürüse. Bende ormanlar koşardı… (M.Cevdet Anday)

 

Bazı mutluluklar ömürlük olur, işte biz, o ömürlük mutluluklardan istiyoruz, Allah’ım.. Ben sana gönül köşkümün kapısını açtımda sen bana sokak kapını aralamadın…

 

“Arkasında deniz alev alan adam Çehrem sarsılıyor bakmaktan Güneş inip suya dokun Nehre yaslanıp baş aşağı koşan bir yaşlı ağaç ol” Cahit Zarifoğlu..

Bazı şeyler nasiptir Azizim. Bir bardak çay da öyle, nasibin varsa içersin… Işıklar sönse de kapanmayan yaralar vardır… | Mehmet Deveci

 

Damarımdaki kan gibisin, Süreklilik arz ediyorsun… Ne kadar uzağa gidersen git Dönüp dolaşıp ‘kalp’ denen yere varıyorsun…” Fatih Alıç

 

Kızlar erkeklerin “gelirlerine” erkekler kızların “giderlerine” baktığı sürece, biri gelir biri gider.

 

En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi. Her dalga halime üzgün. Her dudakta bana tebessüm. Ne vardı diyorum ah ne vardı. Şu kaldırımda resmin olsaydı. Eğilip öperken beni görenler. Varsın dileniyorum sansaydı..

 

“O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.” — Yaşar Kemal

 

Sonsuz bir sessizliğin ve dingin bir yaşamın içinde gözlerim kapalı Neyi dinliyorum ruhumla ben de bilmiyorum

 

Her bir parçam süzülsün bir ahtapot gibi yavaşça mercanların,yosunların ,kuytuların üzerine derin denizin en güzel çiçeğini bulup getirsin bana..

 

Bir çocuk neşesi için de çiçeklere anlatsam seni kıskanrmıydın Saçlarıma karışan çiçeklerden yaptığım o kırılgan taçları..

 

-Bazen gözün gördüğünü unutmak ister insan.. Özgür olabilmek için bazen herkesten her şeyden vazgeçmek gerekebilir .. Dünyayı ayaklarınızın altına alabilirmisiniz..

 

BENİ KÖTÜ BİRİ OLARAK HATIRLAMANIZIN HİÇBİR SAKINCASI YOK…ÇÜNKÜ BANA EN ÇOK ”İYİ BİRİ”OLDUĞUMDA ZARAR VERDİNİZ

 

Biz birbirimizin gölgesine dahi bas(a)mayan insanlardık, ne çabuk öğrendik bir hiç uğruna birbirimizi satmayı… (Atilla DİŞBUDAK)

 

Güvenemiyorum insanlara; Güzel konuşup güzel yazıyorlar. Dil başka olmuş, yürek başka. Görünmüyor asıl çehre. Artık o kadar sık değiştiriliyor ki Maskeler bile sahte..!

 

Kuş olmak istedim, mavinin koynunda Uçmayı öğrenemeden, kanatlarımı kırdılar. Kelebek olmak istedim, baharın koynunda. Kanatlarım çıkmadan, çirkin tırtıl diye üstüme basıp geçtiler. Yaşamak istedim çocuklar gibi gönlümce Aldığım nefesi çok görüp, hevesimi kesip gittiler !. Yusuf Tandoğan

 

Garip bir ağustos tadı damaklarımda Hiç yaz gibi değil bu mevsim Yaz ben gibi değil Ya ağustoslar bozuldu Ya da ağzımın tadı. Ceyhun Yılmaz

 

“…Şunu bilmen gerekir güzelim… Beyaz atlı prensler bir tek masallarda olur. Gerçek hayatta sadece çirkin kurbağalar vardır.

 

” Bir kadın yalnız kalmaz Yalnız olmayı tercih eder !. Turgut Uyar

 

Haydi dedim yüreğim, gidelim bu şehirden; Bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden!

 

Yorgunum; çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var Yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına; Düşmanlarım ulaşamazlar… NİHAT BEHRAM

 

Mesela en çok içime çektiğim oksijenin, acıyla birleşip gayri meşru intiharlara gebe kalmasına dayanamıyorum. Acıdan gebe kalmanın, avuçlarıma altın tastan sunduğu yıllar önce yasaklanmış dualara âmin dedirterek paslanmış beynimin..  Özgür Kara

 

Hüzün süzüldü gecenin koynuna usulca, Ayrılığı fısıldadı kulağına, Yürek bin parçaya bölündü.. Can kırıkları dağıldı tüm gecelere.. ”Asla sızlanma. Sızlanmak, bir zalime etrafta bir kurban olduğunu haber verir.” Kızıma Mektuplar / Maya Angelou

 

Bazı şeyler sadece masallarda olur ama sırf masal gibi olsun diye yaşamak istediklerim var benim. Kimbilir belki de hayallerim böyle nefes aldığından… Neval Yercik

 

Koşullar ne olursa olsun Diğer/lerine göre değil, değer/lerine göre yaşa Yaşa ki diğer/leri seni değer/sizleştirmesin !.

 

Bir kıymık saplanmıştı içime… Kimseye belli etmeden acı çekiyordum. En büyük acı, başkalarıyla paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır..___// Ingvar Ambjörnsen

 

“Sevgilinin lütfunu gördüğünüz zaman, sevmek kolaydır. Peki ya kahrını görünce de, sevebilir misiniz?” İskender Pala

 

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa… Alıp götürse yılların içimde bıraktıklarını.. Ümit Yaşar Oğuzcan

 

Bize hep acılar kaldı, Bize hep Gözyaşları Unutmasan bile artık Unutur gibi yapacaksın. Ve buruşturup-buruşturup attığım kağıtlarda, Hiç bitiremediğim Bir şiir olarak kalacaksın…

 

Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar. … Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar..! Şems-i Tebrizi

 

Aynanın karşısına geçtiğimde, suretim sanki aynadan fırlayıp, boğazımı sıkacakmış gibi hissediyorum; yani ben bile sevemezken kendimi, siz nefret etmişsiniz, çok da tın diyorum… (Atilla DİŞBUDAK)

Etiketler: